Bu kitabın karanlık bir dekoru, iç burkan bir hikayesi var.
Karanlık, çünkü;
bir senatoryumda geçiyor ve halüsinatif bir anlatımı var.
İç burkuyor, çünkü;
uzun bir aşk mektubu okumayı beklerken,
umutsuz bir aşk mektubu ile karşılaşıyorsunuz.
Tüm kitap, zaten ölümle her an yüz yüze olan kahramanın ayrılık acısıyla yaşadığı sarsıntıyı anlatıyor desek abartmış olmayız.
Fakat elbette bu karamsar tanımlarla okurun gözünü korkutmak istemeyiz, umut denen filiz daima insanın yüreğinde. Son sayfalarda da olsa ışık görünüyor:
Kahramanımız ayrılığın sebebini anlamaya çalışır, bu amaçla yitik aşkını adeta bir otopsi masasına yatırır. Bu öylesine yoğun bir çalışmadır ki çoğu zaman kendinden parçalar koparttığı olur. Özellikle feminist tahlillerinin olumlu sonuç verdiğini söyleyebiliriz.
İlk basımı 1933’te “Commentaire-Yorum” başlığı altında
yapılan “Beni Bırakın” genç yaşta hayatını kaybeden Marcelle
Sauvageot’nun ilk ve tek eseri. Monolog, mektup, otobiyografik roman,
anlatı, hatırat, kurmaca türleri içinde değerlendirilebilecek eser
özellikle romantik bir aşkı konu alan yoğun dili ve sıradışı ahengi ile
öne çıktı; günümüze dek pek çok dile çevrildi ve yeni baskıları
yapıldı. Türkçe’de ise ilk kez okurla buluşuyor.
"Dans etmek, en mutlu hayatın ritmidir; bir daha dans edemeyeceğinizi sanarken dans etmek, kazanılmış bir zaferdir."
Marcelle Sauvageot - Beni Bırakın
ISBN: 9786058509436
Dijitalilk basım: 2014
Güncelleme; Aralık 2015
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder